İç hukuk yolları tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılacak başvuruların hazırlanması.
AİHM Başvuru Avukatı İzmir | Av. Samed Tekin
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru, ülke içindeki bütün hak arama yolları sonuçsuz kaldığında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan hakların ihlal edildiğini düşünen kişilerin başvurabileceği uluslararası bir yoldur. Başvuru süresi kısa, kabul edilebilirlik şartları ise sıkıdır. Bu nedenle başvuruların büyük bölümü esasa girilmeden reddedilir. İzmir’de AİHM başvuru avukatı İzmir araması yapan kişiler için en kritik konu, başvurunun süresinde ve doğru gerekçelerle yapılmasıdır.
Av. Samed Tekin, İzmir’de yürüttüğü avukatlık faaliyetinde AİHM başvurularının hazırlanması ve takibi konusunda hukuki destek sunmaktadır. Dosyanın incelenmesi, 4 aylık sürenin hesaplanması, kabul edilebilirlik şartlarının değerlendirilmesi, başvuru formunun hazırlanması ve Mahkeme ile yazışmaların takibi bu desteğin başlıca basamaklarıdır. Bu sayfada AİHM başvurusunun ne olduğunu, şartlarını, sürecini ve sık yapılan hataları anlatıyoruz.
AİHM Başvurusu Nedir?
AİHM, Avrupa Konseyi bünyesinde Fransa’nın Strazburg kentinde faaliyet gösteren ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin taraf devletlerce uygulanmasını denetleyen uluslararası bir mahkemedir. Türkiye Sözleşme’ye taraf bir devlettir ve 1987 yılından itibaren Mahkeme’ye bireysel başvuru hakkını tanımaktadır. Sözleşme’nin 34. maddesine göre, Sözleşme’de güvence altına alınan hakların ihlalinden doğrudan mağdur olduğunu ileri süren gerçek kişiler, hükümet dışı kuruluşlar ve kişi grupları Mahkeme’ye başvurabilir.
AİHM, ulusal mahkemelerin üzerinde bir “dördüncü derece” yargı mercii değildir. Yerel mahkemenin delilleri takdir etme biçimini ya da iç hukuku yorumlamasını kural olarak yeniden değerlendirmez. Mahkeme’nin baktığı konu, devletin Sözleşme’den doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğidir. Bu yüzden başvuru “karar yanlış” şeklinde değil, “Sözleşme’nin şu maddesi şu nedenle ihlal edildi” şeklinde kurulmalıdır.
Mahkeme kararları, ilgili devlet bakımından bağlayıcıdır. Bu, AİHM başvurusunu ülke içindeki hak arama yollarının ötesinde bir denetim imkânı haline getirir. Ancak bu imkân, yalnızca belirli şartların bir arada bulunması halinde kullanılabilir.
İzmir AİHM Başvuru Avukatı Olarak Verdiğimiz Hizmetler
Büromuz, AİHM başvurusunun hazırlık aşamasından Mahkeme’nin kararına kadar müvekkile eşlik eder. Hizmetin kapsamı dosyaya göre değişmekle birlikte genel olarak şunları içerir:
- İç hukuktaki nihai karar, tebliğ belgesi ve yargılama dosyasının incelenmesi
- 4 aylık başvuru süresinin ve kabul edilebilirlik şartlarının değerlendirilmesi
- İhlal edildiği ileri sürülen Sözleşme maddesinin ve gerekçelerin belirlenmesi
- AİHM başvuru formunun ve eklerinin hazırlanması
- Başvurunun Mahkeme’ye iletilmesi ve yazışmaların takibi
- Gerektiğinde geçici tedbir talebinin hazırlanması
- Hükümet görüşlerine karşı yazılı cevapların hazırlanması
AİHM Başvurusunda Korunan Haklar
AİHM’e başvuru, yalnızca Sözleşme ve ek protokollerinde güvence altına alınan haklar için yapılabilir. En sık ileri sürülen haklar aşağıda özetlenmiştir.
Yaşam Hakkı ve İşkence Yasağı
Sözleşme’nin 2. maddesi yaşam hakkını, 3. maddesi ise işkence ve insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağını düzenler. Bu haklar, ölümle sonuçlanan olayların etkili biçimde soruşturulmaması veya gözaltı ve cezaevi koşullarında kötü muamele iddiaları gibi konularda gündeme gelir.
Kişi Özgürlüğü ve Adil Yargılanma
5. madde kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını, 6. madde ise adil yargılanma hakkını korur. Tutuklamanın hukuka uygunluğu, tutukluluğun makul süreyi aşması, yargılamanın aşırı uzaması, savunma haklarının kısıtlanması ve gerekçesiz karar verilmesi bu kapsamda başvuruya konu olabilir.
Özel Hayat, İfade Özgürlüğü ve Mülkiyet
8. madde özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını, 10. madde ifade özgürlüğünü, 11. madde toplanma ve örgütlenme özgürlüğünü düzenler. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ise mülkiyetin korunmasını güvence altına alır. Ayrıca 13. madde etkili başvuru hakkını, 14. madde ayrımcılık yasağını düzenler. Ayrımcılık yasağı, tek başına değil, Sözleşme’deki başka bir hakla bağlantılı olarak ileri sürülür.
Hangi Dosyalarda AİHM Başvurusu Gündeme Gelir?
AİHM başvurusu, belirli bir dava türüyle sınırlı değildir. Ceza yargılamasında tutukluluğun makul süreyi aşması, savunma haklarının kısıtlanması veya mahkûmiyet kararının gerekçesiz olması başvuruya konu olabilir. Hukuk davalarında yargılamanın çok uzaması, mahkemeye erişimin engellenmesi veya mülkiyet hakkına müdahale eden kararlar gündeme gelebilir. İdari işlemler ile icra ve haciz uygulamaları da mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkı bakımından başvuruya konu edilebilir.
Her dosyada bu yol açık değildir. Önemli olan, olayın hangi Sözleşme maddesini ilgilendirdiğinin ve kabul edilebilirlik şartlarının bulunup bulunmadığının doğru tespit edilmesidir. AİHM başvuru avukatı İzmir araması yapan müvekkillerin dosyalarında büromuz bu tespiti, nihai karar elinize geçtikten sonra mümkün olan en kısa sürede yapar. Böylece başvuru yapılabilir mi, yapılabilirse hangi gerekçelerle ve hangi tarihe kadar yapılmalı sorularına erken aşamada net bir yanıt verilebilir.
AİHM Başvuru Şartları (Kabul Edilebilirlik)
Mahkeme, başvuruyu esastan incelemeden önce kabul edilebilirlik şartlarını denetler. Bu şartlardan birinin eksik olması, başvurunun reddi sonucunu doğurur. Başlıca şartlar şunlardır:
- İç hukuk yollarının tüketilmesi: Başvurudan önce ülke içindeki etkili hak arama yollarının kullanılmış olması gerekir. Türkiye bakımından Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru yolu da bu kapsamdadır.
- 4 aylık süre: Başvuru, iç hukuktaki nihai karardan itibaren 4 ay içinde yapılmalıdır.
- Mağdur sıfatı: Başvurucu, iddia edilen ihlalden kişisel ve doğrudan etkilenmiş olmalıdır.
- Sözleşme kapsamında bir hak: İddia, Sözleşme veya protokollerinde güvence altına alınan bir hakka ilişkin olmalıdır.
- Açıkça dayanaktan yoksun olmama: Başvurunun, ihlali makul biçimde gösteren gerekçelere dayanması gerekir.
- Aynı konunun daha önce incelenmemiş olması: Mahkeme’nin daha önce incelediği veya başka bir uluslararası mercie sunulmuş başvurular kabul edilmez.
- Önemli zarar: Başvurucunun önemli bir zarara uğramamış olması, bazı hallerde kabul edilemezlik nedeni olabilir.
- Kötüye kullanım ve anonimlik: Başvuru isimsiz olmamalı ve başvuru hakkı kötüye kullanılmamalıdır.
Bu şartların kontrolü, başvuru hazırlığının ilk adımıdır. Özellikle iç hukuk yollarının tüketilmesi ve süre, sonradan düzeltilemeyen konulardır.
AİHM Başvuru Süresi: 4 Ay
AİHM’e başvuru süresi, iç hukuktaki nihai karardan itibaren 4 aydır. Bu süre, 15 No’lu Protokol ile 6 aydan 4 aya indirilmiş ve 1 Şubat 2022 tarihinden itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu tarihten önce verilmiş nihai kararlar bakımından eski 6 aylık süre uygulanır.
Türkiye’de çoğu dosyada nihai karar, Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sonucunda verilen karardır. Sürenin hangi tarihten başlayacağı, kararın başvurucuya tebliği veya öğrenilmesi gibi dosyaya özgü ayrıntılara bağlıdır. Mahkeme süreyi, kural olarak eksiksiz doldurulmuş başvuru formunun gönderildiği tarihe göre hesaplar. Eksik doldurulmuş bir form, süreyi korumayabilir.
AİHM süreyi sıkı yorumlar ve çok istisnai durumlar dışında uzatmaz. Bu nedenle nihai kararı aldığınız anda hukuki destek almanız büyük önem taşır. Süre konusunda ayrıntılı bilgi için AİHM Başvuru Süresi ve Şartları yazımıza bakabilirsiniz.
AİHM Başvurusu Nasıl Yapılır?
Başvuru, Mahkeme’nin hazırladığı resmî başvuru formuyla yapılır. Süreç genel olarak şu sırayı izler:
- Belge toplama: Nihai karar, tebliğ belgesi, yargılama dosyası ve kanun yolu başvuruları temin edilir.
- Şart ve süre analizi: İç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediği ve kalan süre belirlenir.
- İhlalin kurulması: Hangi Sözleşme maddesinin, hangi işlem veya karar nedeniyle ihlal edildiği somut olarak ortaya konur.
- Formun hazırlanması: Olaylar, şikâyetler ve ekler formda eksiksiz biçimde düzenlenir.
- Başvurunun gönderilmesi: Form ve ekleri süresi içinde Mahkeme’ye iletilir, gönderim kaydı saklanır.
- Takip: Mahkeme’den gelen yazışmalar süresinde yanıtlanır.
Başvuru Formu, Dil ve Masraf
Başvuru formunun eksiksiz doldurulması ve gerekli belgelerin eklenmesi zorunludur. Eksik başvurular işleme alınmayabilir. Başvuru aşamasında Mahkeme’ye, taraf devletlerin resmî dillerinden biriyle başvurulabilir. Başvuru hükümete bildirildikten sonraki aşamada ise Mahkeme’nin çalışma dilleri olan İngilizce veya Fransızca kullanılır. Mahkeme’ye başvuru için harç ödenmez. Avukatlık ücreti ise ayrıca avukatla belirlenir. Formun güncel sürümü ve usul kuralları Mahkeme’nin internet sitesinden kontrol edilmelidir.
Başvuru Öncesi Hazırlık: Hangi Belgeler Gerekir?
Başvurunun sağlıklı hazırlanabilmesi için belgelerin baştan eksiksiz toplanması gerekir. Dosyanın türüne göre değişmekle birlikte genellikle şu belgelere ihtiyaç duyulur:
- Anayasa Mahkemesi kararı ve başvurucuya tebliğ edildiğini gösteren belge
- İlk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz kararları
- Yargılama sürecindeki dilekçeler, savunmalar ve itirazlar
- Tutanaklar, bilirkişi raporları ve delil niteliğindeki belgeler
- Başvurucunun kimlik ve iletişim bilgileri ile vekâletname
Belgelerin tarihleri özellikle önemlidir. Kararın hangi tarihte verildiği ve başvurucuya hangi tarihte ulaştığı, 4 aylık sürenin hesabını doğrudan etkiler. Bu belgelerin bir kısmı UYAP üzerinden ya da dosyanın bulunduğu mahkemeden temin edilebilir.
Başvuru Sonrası Süreç
Başvuru Mahkeme’ye ulaştıktan sonra önce kabul edilebilirlik yönünden incelenir. Açıkça kabul edilemez bulunan başvurular tek hâkim veya üç hâkimden oluşan komite tarafından karara bağlanır. Bu kararlara karşı başka bir başvuru yolu yoktur. Başvuru daha ayrıntılı inceleme gerektiriyorsa hükümete bildirilir. Hükümet yazılı görüşünü sunar, başvurucu da buna cevap verir. Dosya daha sonra yedi hâkimli Daire tarafından kabul edilebilirlik ve esas yönünden karara bağlanır.
Önemli ilke sorunları barındıran bazı davalar, Büyük Daire önüne taşınabilir. Başvuru hükümete bildirildikten sonra, Mahkeme’nin başkanı farklı karar vermedikçe başvurucunun bir avukat tarafından temsil edilmesi gerekir. AİHM yargılaması genellikle uzun sürer. Süre dosyanın niteliğine ve Mahkeme’nin iş yüküne göre değişir, bu nedenle kesin bir süre vaat edilemez.
Geçici Tedbir Kararı
Çok istisnai durumlarda, özellikle yaşam hakkı veya işkence yasağı gibi telafisi imkânsız zarar riski bulunan hallerde, Mahkeme başvurucunun talebi üzerine geçici tedbir kararı verebilir. Bu talep her dosyada kabul edilmez ve ciddi bir acil durum ve risk gösterilmesini gerektirir. Talebin gerekçeli ve belgeli hazırlanması önemlidir.
AİHM Kararları ve Sonuçları
Mahkeme ihlal tespit ederse karar yalnızca bunu belirtmekle sınırlı kalmayabilir. Sözleşme’nin 41. maddesi uyarınca başvurucuya adil tazmin ödenmesine, yani maddi ve manevi zarar ile masraf ve giderlerin karşılanmasına hükmedilebilir. Karar, ilgili devlet bakımından bağlayıcıdır ve uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından izlenir.
İhlal kararı, aynı zamanda iç hukukta yargılamanın yenilenmesi taleplerine dayanak oluşturabilir. İlgili usul kanunlarında, AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararları nedeniyle yargılamanın yenilenmesine imkân tanıyan düzenlemeler bulunmaktadır. Bu imkânın şartları dosyaya göre değişir. Yeniden yargılamanın sonucunun başvurucu lehine olacağı da garanti edilemez.
Başvurular Neden Reddedilir?
AİHM’e yapılan başvuruların önemli bir bölümü esasa girilmeden sonuçlanır. En sık görülen nedenler şunlardır:
- Sürenin geçirilmesi: 4 aylık süre aşıldığında başvuru süre yönünden reddedilir.
- İç hukuk yollarının tüketilmemesi: Kanun yolunun kullanılmaması veya Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmaması.
- Şikâyetin iç hukukta ileri sürülmemesi: AİHM önünde ileri sürülen iddianın, ülke içindeki başvurularda en azından özünde dile getirilmemiş olması.
- Dördüncü derece şikâyeti: Başvurunun yalnızca delillerin değerlendirilmesine veya iç hukukun yorumuna itiraz niteliğinde olması.
- Eksik başvuru formu: Formun eksik doldurulması ya da gerekli belgelerin eklenmemesi.
- Açıkça dayanaktan yoksunluk: İhlalin makul biçimde gösterilememesi.
- Önemli zarar bulunmaması: Başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı kanaatine varılması.
Bu hataların birçoğu, başvuru öncesinde yapılacak titiz bir inceleme ile önlenebilir. Bu nedenle bir AİHM başvuru avukatı ile çalışmak, özellikle ilk değerlendirme aşamasında önemlidir.
Neden AİHM Başvuru Avukatı ile Çalışmalısınız?
AİHM’e ilk başvuruyu avukat olmadan da yapmak mümkündür. Ancak başvurunun kabul edilebilir olması için yalnızca bir hak ihlalinin yaşandığına inanmak yeterli değildir. Bu ihlalin Mahkeme’nin içtihadı ve usul kuralları çerçevesinde doğru anlatılması gerekir. Bir AİHM başvuru avukatının sağlayabileceği başlıca katkılar şunlardır:
- Süre ve iç hukuk yolu hatalarının baştan önlenmesi
- İhlal edilen Sözleşme maddesinin doğru seçilmesi ve gerekçelendirilmesi
- Dosyanın, Mahkeme’nin yerleşik kararları gözetilerek değerlendirilmesi
- Başvuru formunun ve eklerin eksiksiz hazırlanması
- Yazılı görüşlerin ve Mahkeme yazışmalarının süresinde yanıtlanması
- İngilizce veya Fransızca yazışmalar ve süreç takibi
Çalışma Yöntemimiz
Av. Samed Tekin, her dosyada önce süre ve kabul edilebilirlik değerlendirmesi yapar ve müvekkile dosyanın durumunu açık bir dille anlatır. Hukuki değerlendirme dosyanın somut belgelerine dayanır. Sonuç konusunda garanti verilmez, çünkü başvurunun sonucu Mahkeme’nin takdirine bağlıdır. Müvekkil sürecin hangi aşamada olduğu ve sıradaki adımlar konusunda düzenli olarak bilgilendirilir. Görüşmelerde paylaşılan bilgi ve belgeler, avukatlık meslek kuralları çerçevesinde gizli tutulur.
Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvuruları Arasındaki İlişki
AİHM’e başvurmadan önce Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru yolunun tüketilmesi gerekir. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurudaki iddialar, ileride AİHM’e götürülecek başvurunun da temelini oluşturur. Atlanan veya eksik anlatılan bir iddia, sonraki aşamada telafi edilemeyebilir. Bu yüzden süreci baştan iki aşamalı planlamak gerekir. İlk aşama için İzmir Anayasa Mahkemesi Avukatı sayfamıza, iki aşamanın ilişkisi için Anayasa Mahkemesi’nden AİHM’e Giden Yol yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
AİHM’e başvuru süresi ne kadardır?
İç hukuktaki nihai karardan itibaren 4 aydır. 1 Şubat 2022’den önce verilmiş nihai kararlarda ise 6 aylık süre uygulanır.
AİHM’e başvuru için avukat tutmak zorunlu mu?
İlk başvuruyu kişi kendisi yapabilir. Ancak başvuru hükümete bildirildikten sonra, Mahkeme başkanı aksine karar vermedikçe avukat tarafından temsil edilmek gerekir. Başvurunun baştan doğru hazırlanması için de hukuki destek almak yararlıdır.
AİHM’e başvurmadan önce Anayasa Mahkemesi’ne başvurmak gerekli mi?
Evet. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru yolu etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edildiğinden, kural olarak AİHM’den önce tüketilmesi gerekir.
AİHM başvurusu ücretli mi?
Mahkeme’ye başvuru için harç ödenmez. Avukatlık ücreti ise avukatla ayrıca belirlenir.
AİHM başvurusu ne kadar sürer?
Dosyanın niteliğine ve Mahkeme’nin iş yüküne göre değişir. Kabul edilemezlik kararıyla sonuçlanan dosyalar daha kısa sürede, esas incelemesine geçen dosyalar ise yıllar sürebilir. Kesin bir süre söylenemez.
AİHM başvurusu mahkeme kararının uygulanmasını durdurur mu?
Hayır, başvuru kendiliğinden uygulamayı durdurmaz. Çok istisnai durumlarda Mahkeme geçici tedbir kararı verebilir.
AİHM Başvuru Avukatı İzmir İçin Randevu
AİHM başvuru avukatı İzmir araması yapıyor ve başvurunuzun hazırlığında hukuki destek almak istiyorsanız, nihai karar ve tebliğ belgelerinizle birlikte büromuzdan randevu talep edebilirsiniz. İlk görüşmede dosyanız incelenir, süre ve kabul edilebilirlik durumu değerlendirilir ve izlenebilecek yol hakkında bilgi verilir. Büromuz Konak, Bayraklı, Karşıyaka, Bornova, Buca ve Çiğli başta olmak üzere İzmir’in tüm ilçelerinden gelen müvekkillere hizmet vermektedir.
Av. Samed Tekin hakkında daha fazla bilgi için Hakkımızda sayfamızı inceleyebilir, randevu için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın şartları farklıdır. Süreler ve usul kuralları için güncel mevzuat ile AİHM’in güncel düzenlemeleri esas alınmalıdır.



